Çarşamba, Nisan 19, 2006

Anneme Mektuplar

Aziz anne! Tanıdığım ilk ve tek kadın. Sen, ey kutsal büyük. Göğsümde yaşıyorsun. Göğsümde yaşaman için yaşıyorum.

Görüşmeyeli üç yıl oldu. Benim için üç yıl, senin için üç bin yıl. Hicran belki sonsuza kadar sürecek. Tanımadan, tanışamadan solacak bahtım? Belki de hiç yoktun, yoksun. Ama ben senin çocuğunum. Yalnız, kimsesiz ve bahtsız biricik evladın.
Tarih: 19.11.99
Saat: 16.00

Korkak bir sonbahar Güneşi. Ve Deniz, susuz, gölgesiz. Vapurdayım. Hep yoldayım. Ölüme giden bir yolculuk. Çıplak ve yalnız. Tek başına bir dost. Beni bekleyen kimsem yok. Yalnızlık değil bu. Bir kabus, bir trajedi.
Tarih: 22.11.99
Saat: 13.30.

Bir insan harabesinin içindeyim. Ama ne önemi var, zaten ben orada değilim. Çünkü seninleyim, sendeyim. Her an, her gün. Ama bunun senin için de önemi yok. Bir kabus...
Tarih: 2.12.99
Saat: 13.20.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

"ya ver bana mihnetimce tâkat
ya tâkatım olduğunca mihnet "

Ayriligin hangi türlüsü katlanasidir bilemiyorum ben.
sikca hatirladigim, beni oldukca etkilen bir ayrilik örnegi vardir, hz. amine'nin evladindan ayrilisi.

teselli buldugum bir bilgi..

anneniz ve sizin hakknizda hayirlar temenni ederim.

n-marmara dedi ki...

Teşekkür ediyorum...