Salı, Mayıs 09, 2006

İki İntiharın Bir Belgesi: Plath ve Marmara


Sevgili Adnan, dün bana Nilgün Marmara'nın 1985 yılında Boğaziçi Üniversitesinde mezuniyet tezi olarak yazdığı "Sylvia Plath'ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi" adlı Everest Yayınlarınca yeni basılan kitabını getirmiş. Sevgili dostuma şükran borçluyum.

70 sayfalık bu nefis kitap bir çırpıda okunacak bir dilde yazılmış. Kitap H. Grane'nin şu dahiyane mısralarıyla başlıyor:

Çölde
Bir yaratık gördüm, çıplak, vahşi.
Çömelmiş oturuyor
Yüreğini ellerinde tutuyor
Yiyordu.
Dedim ki: "Tadı güzel mi dostum?"
"Acı, acı" diye karşılık verdi,
"Ama seviyorum
Çünkü acı
Ve benim kalbim".

Daha ilk sayfada kendinizi bir parçalanmış kalp sahnesinin içinde buluyorsunuz. Bu satırları okurken, Nilgün'ün kendi yaşam ipini ortasından kesip atması Türk Edebiyatı için büyük bir kayıp olarak görülmekte. Gerçekten de kalemindeki farklılık hisseddiriyor kendisini. Ama, bu trajik infazını gerçekleştirmeseydi onu bu kadar severmiydim? Belki de H. Grane'nin söylediği gibi, biz bir parça acı yemekten hoşlanırız. Bu kendi kalbimiz bile olsa.

Bu da onun farklılığı. Tıpkı kendisi demişken: "Bütün sanatçılar zihinlerini meşgul eden, kendi varoluşlarının farklılığını ifade etmekle yükümlüdürler". Dün bu satırları sevgili Davut Yücel'e okuduğumda bana şunu söyledi: "Sadece sanatçılar mı, abi?" Doğru, artık bütün insanlık kendi varoluşunun farklılıklarını yaratmakta ve ifade etmekte. Ne acı, bunun bir yükümlülük halini alması.

Kitapta yer alan büyülü ifadelerden biri de Yessenin'e ait. Şöyle der: "Ölmek bu dünyada yeni bir şey değildir, ama yaşamak daha da az yenidir".

Umarım bu az olan yeniliği kitabı okuyan bütün okurlar tadar.

3 yorum:

kevser banu dedi ki...

Size sıradışı bir kalem, zeki bir insan ve onun zihinsel devinimlerine dair bir kitap önermek istiyorum.

Yazar italyan ve bizim garipseyeceğimiz çok fikirleri de var. Ama durulmuş kapların tortusunu sarsıntılarla karıştırmaları, ölüme, hayata farklı pencerelerden bakması ve kendini izleyişi kitabı okunmaya değer kılıyor.

İntihara dair söylenecek çokca sözü de içinde barındırıyor.

Gabriele d'Annunzio Ölümün Zaferi

n-marmara dedi ki...

Sayın Kevser Banu, bu nazik öneriniz için çok teşekkür ediyorum. Bu kitabı kesinlikle edeineceğim. İnşallah roman değildir :)

kevser banu dedi ki...

Roman gibi başlayan genel bir hikayeye işlenmiş anlattıklarım. Ama yazarın içsel devinimlerini dinlerken hikayenin olaylarıyla ilgilenmeyi bırakıyorsunuz.

Çok sıradan bir hikayeymişcesine başlıyor ve sonra yazarın dine, bilince, hayata, ölüme, aşka dair çıkarımlarının çetrefilli ilerleyişlerini seyrediyoruz. Dediğim gibi hoş karşılamaycağınız yanları da olabilir ama ben kelimelerden ve zihin oyunlarından oluşan bir film izliyormuşum gibi haz almıştım:)

p.s.Kitaba eski kütüphanelerde rastlanabiliyor.