Çarşamba, Mart 01, 2006

BİR HAYAT KADINININ GÜNLÜĞÜ


İlk Not: Bir öğrenci arkadaşım Üsküdar’da kiralık bir evde kalırken bulmuş bu “Günce”yi. Bozuk Türkçeyle düşülmüş bazı notların ve sayfa arasından yüzlerce kez haykırarak tekrarlanan “Seni Seviyorum” sözcüklerinin dışında günce Romence tutulmuş. Birkaç yaşam öyküsünü okuduktan sonra güncenin bir hayat kadınına ait olduğu ortaya çıktı. Yaşamın kıyısında gezinen bir kadının çığlığıydı bu. Bu çığlığı burada derlenmiş satırlar halinde paylaşmak istedim.

Günceden Satırlar: Şu an bedenim titriyor… Kaçıncı erkeğin üzerinden seni özlediğimi hatırlamıyorum. Ben kendimi seninle paylaştığımla kandırıyorum…
1, 2, 3… Hani 1, 2, 3 diyince bitiyordu her şey… 1, 2, 3’ü kaçıncı kez tekrarladığımı bile hatırlamıyorum.
Gölgelerle yatıyor, gölgelerle kalkıyor ve gölgelerle yaşıyorum. Gölgelere katılarak ve katlanarak… Benim suçum kendime ait olmamak, seninki yanında bir hiç yani. Senin suçun bana ait olmamak, yani günahların en büyüğü.
Yaşamı ağzımdan kusuyorum…
Vücudum etimi çiğneyen erkeklerin cinsiyetinin günah yuvası. Artık hiçbir şey hissetmiyorum. Her kesin ağzında bir parça şeker izi bırakan tatlandırıcıdan öte bir şey değilim…
Kötü nedir? En büyük kötü sevmek değil mi?

(Devam Edecek mi?)

1 yorum:

charlie brown dedi ki...

böyle bir defterden bir zamanlar bahsettiğini hatırlıyorum, o zamanda çok merak etmiştim.. şimdi de merak ediyorum, hatta herkesten önce ben görmek istiyorum. bunu konuşalım bi ara;)